Text Box: GALATYA KRONOLOJİSİ

M.Ö. 1300 - 750, Urnfield kültürü, (discovered in 1946) Orta Avrupa’da Keltlere ait kabul olunan ilk kültür.  Adı ölülerini yakıp testilerde saklama kültürlerine ithafen verilmiştir.
M.Ö. 800 – 450, Hallstedt kültürü, Avusturyalı mühendis Johann Georg Ramsauer’ca (1876)  keşfedilmiştir.  Dönemin sonuna doğru az miktarda demir silahlar bulunmakla birlikte bronz kültürü başatkandır.
M.Ö. ~600,  Anadolu’daki Phocae (Foça) kolonisi Grekleri Massalia’da (Marceilles, France) o zaman “Kelt Ülkesi” bilinen topraklarda yeni bir koloni kurarlar.[1]
M.Ö. 400, La Tene (“homeland”) kültürü, İsviçre’de bulunmuştur.  Ağırlıklı olarak demir kültürüdür.  Kurgan türü mezarları, savaş arabaları ve aristokratların gömülmesi gibi özellikleri içerir. (Hansli Kopp tarafından 1857’de keşfedildi)
M.Ö. ~400, Keltler Massalia’yı geri almak üzere saldırırlar fakat daha sonra barışa razı olurlar.  M.S. 1. yy.’da Pompeius Trogus  bildirmiştir.[2]
M.Ö. 4 yüzyıl, Herodotus, Hecataeus, Plato, Aristotle, ve Ephorus Keltler hakkında yazarlar.  Herodotus iki kez Keltlerden bahseder ve her ikisinde de onların Tuna nehrine coğrafik yakınlıklarına değinir.[3]  Hecataeus ise Marsilya için “Liguryalıların arazisi üzerinde ve Keltlerin arazisinin yakınında kurulmuştur.” diye anlatır.[4]
M.Ö. 4. yüzyıl, Aristotle, Massalia’da "Segobrigi"  adlı bir Kelt kavminin ve liderleri Nannus’un yaşadığını hikaye eder.  Ona göre kavmin adı “sarp tepedeki kalede yaşayanlar” demektir.[5]
M.Ö. 369, Sicilya kralı Dionysius güney Yunanistan’da savaşa giderken yanında Keltlerden oluşan ücretli askerler getirir.,[6,7]
M.Ö. 352, Atina’da bir tapınak kalıntılarında bulunan bir yazıt parçasında tapınağın hazine listesi arasında "sidera Keltika"  (demirden Kelt silahları) bulunmaktadır.[8]
M.Ö. 335 yazı: Büyük İskender Balkanlarda Tuna kıyılarında Keltlere rast gelir.[9]
M.Ö. 323, Bir Kelt elçiler grubu tekrar İskender'i ziyaret eder.
M.Ö. 321, Büyük İskender ölür.  Generalleri imparatorluğu paylaşır ancak anlaşmazlığa düşürek birbirleriyle savaş ederler.
M.Ö. 310, Balkanlardaki Keltler ilk kez güneye Paionia ve Triballi ülkelerine saldırırlar.
M.Ö. 310-240, Callimachus göç sırasında Balkan yarımadasında biriken Kelt kalabalığını şiirimsi bir şekilde ifade eder.[10]
M.Ö. 323-283, Kıbrıs’lı yazar Sopater bir piyesindeki komedi rutininde Keltlerin insan kurban etme geleneklerinden bahseden ilk yazar olur.[11]
M.Ö. 281, Ocak veya Şubat, Kurupedion savaşı[12]: İskender'in generalleri (Seleucus ve Lysimachus) arasındaki son paylaşım savaşıdır.  General Seleucus wins and claims Macedonia.  Aynı zamanda, Avrupa'da Teutonların Keltler üzerindeki baskısı artar. Balkanlardan güneye doğru dalga dalga göçmeye başlarlar.
M.Ö. 281, Şubat: Lysimachus’un protejesi Ceraunos bir düzenle Gelibolu’da Seleucus’u öldürür ve kendini Makedonya’nın hakimi ilan eder.
M.Ö. 281, İlkbahar: Cambaules önderliğinde küçük bir Galat grubu (herhalde Corupedium savaşının sonuçlarını duyup durumu ilk elden görmek için) Tuna’yı geçerek Makedonya’ya girip Trakya’ya kadar ilerler ancak sayıca güçlü olan yerlilere karşı duramayıp dönerler.[13]
M.Ö. 280, Balkanlar'da yığılan Kelt sayısı göçün ilk anlarında Polybius’a göre 450,000 civarındadır.[14]    21. yüzyıl tarihçisi Mitchel "bütün bir ulusun yürümekte" olduğu yorumunu yapmaktadır.[15]  Keltlerin Brennus, Belgius ve Cerethrius liderliğinde planlı bir şekilde istilaya hazır oldukları bildirilmektedir.  Ancak olayların bölgedeki gelişimi bu bildiriyi desteklemez.[16]
M.Ö. 280, Haziran-Temmuz: Belgius önderliğindeki Keltler Makedonya’ya girip Ceraunos’u bir meydan savaşında öldürürler ve kırsal alanları yağma ederler.  Ceraunos’un erkek kardeşi Meleager Makedonya kralı seçilir (sadece 2 ay için.)
M.Ö. 280, Ağustos-Eylül: Yaygın bir destekle Antipatros Etesias Meleager yerine Makedonya kralı yapılır.
M.Ö. 280, Kasım-Aralık, Sosthenes adlı bir subay Antipatros’u safdışı bırakarak liderliği alır ve Keltlere karşı bir gerilla savaşı başlatır.  Ancak bazı yörelerin Antipatros’a sadık kaldığı tahmin edilmektedir.  Bu arada Belgius’un Keltleri Sosthenes saldırılarından kaçınarak Lysimachia ve Gelibolu (Gallipoli) yarımadasında birikmeye başlarlar ve Anadolu’ya geçmenin yollarını ararlar.  Bu noktadan itibaren Belgius’un adı duyulmaz.  Onun yerine Leonnorius and Lutorius adlı Kelt beylerinden bahsedilir.
Leonnarius, bu Keltlerin yarısından çoğunu alarak Bizantion gider ve İstanbul boğazından Anadolu’ya geçmek için bir fırsat gözler.
M.Ö. 279/278 Kışı, Brennus yönetiminde ikinci bir Kelt dalgası Makedonya’da Sosthenes ve ordusunu ezerek geçer.  Brennus Yunanistan’a girer ve Delphi tapınağını yağmalar.  Fakat bir çok Kelt ve bu arada Brennus ölür.  Geriye dönüş yolunda Keltler kendi aralarında anlaşmazlığa düşerler.  Bir kısmının Trakya’ya bir kısmının da Toulossa’ya gittikleri söylenir.
Sosthenes’in zayıflamasıyla, Antipatros tekrar ortaya çıkarak Makedonya’ya sahiplenir ve ayrıca Gelibolu’daki Keltlere bir kaç gemiyle elçiler gönderir.  Ancak bu arada Makedonya krallığında gözü olan Gonatas kendisine saldırır ve yener.
M.Ö. 279/278, Bu karmaşada anlaşma yapabilecek bir otorite bulmakta güçlük çeken Lutorius ya Antipatros’un gemilerini ele geçirerek yahut da kaptanlarla anlaşarak Çanakkale boğazından Anadolu’ya geçer.  Olasıdır ki Keltler bir süre Gelibolu yarımadasını Anadoluya geçmek için bir atlama taşı olarak kullanırlar.
M.Ö. 278 Kışı, Leonnorius önderliğinde Tectosaglar Bithynia kralı Nicomedes ile bir antlaşma imzalayarak Anadolu’da yerleşme karşılığı krala hizmet vermeyi kabul ederler.[17].  Bu arada, Nicomedes’in babası, herhalde, 278 yılının ilk ayında ölmüş olmalıdır.  Böylece Leonnorius ve Keltleri İstanbul boğazından Anadolu’ya geçerler.[18]  Keltler Anadolu’da Bithynia, Seleucos, Pontus ve Armenia krallıklarını bulurlar.  Pergammon’un statüsü pek belirli değildir.
M.Ö. 277 İlkbaharı, Lysimacheia Savaşı: Geliboluda kalan Keltler Antigonus Gonatas’la Lysimacheia’da savaşırlar.  Savaştan önce Keltler kurbanlık hayvanların (muhtemelen) iç organlarına danışırlar.[19]  Antigonus Gonatas, Makedonya’nın yeni kralı olarak, Gelibolu yarımadasından temizler ve Lysimacheia’yı alır.
Bu durum efektif olarak Keltlerin Anadolu’ya kontrolsuz geçişini durdurur.  This effectively ends the uncontrolled passage of Celts into Asia Minor.  Ortada dolaşan yok edilme hikayelerine rağmen, Gonatas’ın aslında yumuşak huylu, vicdan sahibi olduğu ve Keltleri hizmetine aldığı, hatta onlara başka ülkelerde paralı asker olarak iş bulduğu görülmektedir.
M.Ö. 277 yaz sonu,[20] Cerethrius, diğer bir Kelt ordusunun başında Gelibolu’ya gelir, herhalde o da Anadolu’ya geçme arzusundadır.  Ancak Gonatas tarafından pusuya düşürülür. 
Bu arada, Lutorius batı Anadolu’da kalmaz (veya kalamaz) ve Leonnorius’un Galatlarına katılmak üzere doğuya gider.
M.Ö.277 sonbaharı, Keltler  Bithynia kralı Nicomedes’e destek vererek kardeşi Zipoetas ile arasındaki sivil savaşın kazanılmasına yardımcı olurlar.
M.Ö. 277 sonbaharı, Cerethrius’un başına gelenler üzerine diğer bir Kelt lideri Commontorius Trakya’da dolaşmaktayken doğuya doğru çekilir ve burada Tylis krallığını kurar. 
M.Ö. 277 sonu, Sivil savaşı mütakiben GalatlarAnadolu’nun batı ovalarına yayılırlar.[21]  Tam bu noktada, Galatların Trocmi, Tolistobogii ve Tectosage adlı üç ana aşiretten oldukları belirtilir: Trocmi, Tolistobogii ve Tectosage batı Anadolu’da kuzeyden güneye verilen sıralamaya göre Seleucos ve Pergammon topraklarında operasyonlara girişirler.
M.Ö. 276, 4000 Galat Mısır’a ücretli askerlik yapmak için Gonatas tarfından gönderilirler.  Galatların Mısır’a paralı askerlik hizmeti vermeleri yaklaşık 300 yıl boyunca sürmüştür.[22]  (Ayrıca Mısır’ı almaya kalkarlar fakat başarısız olurlar.)
M.Ö. 276/274, Seleucoslar (Antiochus I) Galatlarla savaş için Sard'a kadar gelir ancak patlak veren 1. Suriye savaşı nedeniyle geri döner.
B.C. 274? veya daha önce? Galatians side with the Pontus kings on a dispute on Amasis and prevent the Ptolemaic (Egyptian) Fleet’s  seaborn invasion at Herakleia.[23]
M.Ö. 274-271,  1. Antiochus,  1. Suriye savaşını kazanarak Anadolu'ya geri döner.
M.Ö. 268, Filler Savaşı: Antiochus Sardis yakınındaki bu savaşı kazanır ama Galatların Galatya'ya yerleşmesini resmen tanır ve onlara vergi (Galactica) ödemeye devam eder.  Demek ki daha önce de bu vergiyi veriyordu.
M.Ö. 266/270, Mısır-Pontus/Galat savaşı. Bu savaşın gerçekliği hakkında kanıt yoktur.[24] (Yukarıda, Strobel’in makalesi ile çelişkili)
M.Ö. 263, Antiochus Hiyerax Galatlarla birlikte Bergamalı 2. Eumenes'e karşı savaşır ve kaybeder.  Pontus kralı Ariobarzanes ölür. Galatlar Amisos’a (Samsun) ilk kez saldırır.
M.Ö. 3. yy., Ephirus, yazdığı piyeslerde Galatlarla alay eder.
M.Ö. 240/241, Pergammon Galatlara vergisini ödemez. Galatlar Pergammon'a saldırır fakat Pergammonlu Attalos'a yenilirler.
M.Ö. 240-235, Galatlar vergilerini tahsil etmek için Aphrodit tapınağına saldırır ancak Attalos'a yenilirler.
M.Ö. 235-230, Antiochos Hieraks Galatları Efes yakınında yener ve onlarla bir antlaşma yapar.[25]
M.Ö. 223, III. Seleucos Bergama ve Galatlarla yaptığı savaşta ölür.
M.Ö. 220, Pergammon Kralı 1. Attalos Trakya'dan Aigosage Galatlarını getirir.
M.Ö. 212/218, Trakya'daki Galat Tylis krallığı yıkılır.
M.Ö. 205, Roma’nın Anadolu’daki etkinliği artar.  Galatların ve Friglerin ana tanrıçası Kybele Roma'ya götürülür.
M.Ö. 196, Tolistoboii hakkında bilgi içeren bir mektup Massalia’dan Phocae’ye (Foça) bu tarihte gönderilmiştir. [26]
M.Ö. 196, Galatlar Seleucoslu Antiochos'a yardım ederler.
M.Ö. 190, Magnesia Savaşında Galatlar Seleucos safında savaşırlar.
M.Ö. 190, Ortiagon adlı bir Tolistoboi beyi (tetrark) Galatları birleştirir. Tolistoların 4 beyinden diğer ikisi, Comboiomarus and Gaudatos[27] Ortiagon’un yanında, Epossognatus ise karşısında yer alır.
M.Ö. 190, Romalı general Gnatus Manlius Vulvo Galatlarla savaşmak için Anadolu'ya girer.
M.Ö. 189, Olympos Dağı savaşı, Galatlar Roma’ya yenilir. Trocmiler savaştan önce çocuklarını ve eşlerini Tectosage’ların yanına gönderirler. [28] Bu zamana kadar Trocmiler Galat aşiretlerinin en batıda olanı olarak görülmektedir.
M.Ö. 189, Magaba Dağı savaşı, Galatlar Roma’ya yine yenilir.
M.Ö. 189, Seleucos krallığı yıkılır, Galatlara hala vergi vermektedirler.
M.Ö. 188, Apameia (Dinar) barışı: Roma ordusuna yenilen Galatlar Roma'nın kararıyla Pergammonlu Eumenes'in tasarrufuna verilir.  Eumenes Galatlara kötü davranır.   Bu arada Galatlar kaçtıkları yerleşme merkezlerine dönerek yeniden yerleşirler. (Goridium veya Uindia gibi)[29]
Eumenes zamanında, İllyria kanalıyla hala Kelt başıbozuklarının yoğun bir akışı vardır.[30]
M.Ö. 185, Ortiagon tekrar ortaya çıkarak Galatları birleştirmeye çalışır.  Ancak başarıya ulaşamamış olsa gerek ki hayal kırıklığına uğramış olarak siyaseti bırakır ve çiftliğine çekilir.
M.Ö. 184, Lypedron savaşı: Bithynia ve Galatlar Pergammonla savaşırlar, ve yenilirler.  Galatlar Pergammon'a bağımlı olarak yaşamaya devam ederler.
M.Ö. 182, Bazı Galat reisleri Pontus ordusunu Galatya'ya davet ederler. Pergammon buna itiraz eder ve Roma'nın siyasi baskısıyla Pontusluların Galatya'dan çıkarılmasını sağlar.
M.Ö. 180, Gaezatorix adlı Galat beyi Galatya'nın hemen kuzeyindeki Paphlagonia topraklarına sahiptir.[31] Gaezatorix aynı zamanda Ortiagon'un siyasal rakibidir.[32]
M.Ö. 171-169, 3. Makedonya savaşı: Galatlar Pergammonlu 2. Eumenes'e süvari birlik desteği gönderir.
M.Ö 169, Solovettius adlı bir Galat beyi Galatları birleştirmeye çabalar.
M.Ö. 169-168 Galatlarla Bergammon (2. Eumenes) arasında savaşlar olur. Galatlar 2. Eumenes’i bozguna uğratıp esirleri kurban ederler.  Bu olay, Galatların Anadolu'da dinsel amaçlı insan kurban etme törelerinin en geç kayıtlarıdır.[33]
B.C. 167,  Reis Advertas yönetimindeki Galatların bir kısmı Eumenes’in (Attalidler) teritorisinin (Pergammon) bir kısmını işgal ederler occupy a portion of the Eumenes' (Attalids) territory Eumenes wants to punish Advertas, but Romans do not permit Eumenes. [34]
M.Ö. 167-166 Roma Senatosu Galatların başvurusu üzerine Galatya'nın bağımsızlığını kabul eder.
Galatlar kaleler kurarak yada varolan eski kaleleri berkiterek bölgesel egemenliklerini pekiştirirler.  Arkeolojik çalışmalarda sık sık yeni Galat kaleleri keşfedilmektedir.
M.Ö. 163 Galatlar Kappadokia'ya ilk kez saldırırlar.
M.Ö. 160 Balkanlardaki Scordisci Galatları Bathanattos liderliğinde bir krallık kurarlar.
M.Ö. 129-126, Roma Galatya’nın bir kısmını Pontus krallığına verir. Ancak Pontus kralı ölür, Yerine 5 yaşındaki oğlu 2. Mihridat geçer. Galatlar Galatya'nın tamamını tekrar elegeçirirler.
M.Ö. 115, Galatya kralı ve Sinorix’in oğlu Deiotarus’un ihtiyari doğum yılı.
M.Ö. 115-103, Kamma’nın hikayesi[35], eğer doğruysa, her halde bu zaman diliminde yaşanmıştır.  O halde Kamma’nın düşmanı Sinorix, Deiotarus’un babası Sinorix olabilir.[36]
M.Ö.  103, Pontuslu 2. Mithridat Bithynialı Nicomedes ile ittifak kurar.
M.Ö. 103, Pontuslu 2. Mithridat Galatya'yı ele geçirir.
M.Ö. 89, 1. Mithridat savaşı başlar.
M.Ö. 86, Mithridat Galatları yanına alarak Romalılara karşı savaşır.
M.Ö. 86, Khaironeia savaşı: Mithridat Romalılara yenilir.  Mithridat bu kayıptan dolayı Galatları sorumlu tutar.
M.Ö. 85, Mithridat Galat şeflerini (60) davet ettiği yemekte öldürtür. Davete gitmeyen Deiotarus ve Brogitarus adlı şefler kurtulur. Bepolitanos ise küçük yaşından ve yakışıklılığından dolayı Mihridatça bağışlanır.
M.Ö. 78-75, Deiotarus, Isaura, Pisidia ve Phyrigia seferlerinde Galatlarıyla Romalılara yardım eder.
M.Ö. 71, Galatlar Kabeira (Cabeira, Neocaesaria, veya Niksar) savaşında Mithridates’e karşı Romalıların yanında olur.
M.Ö. 69/68 Kışı, L. Lucullus'un komutasındaki Roma ordusu kışı Galatya'da Gordion'da (Uindia) geçirir.
M.Ö. 64, Pompei Galatya’yı Tolistoboiler, Tectosagelar ve Trocmiler olmak üzere 3 ayrı bölüm olarak düzenler.
M.Ö 63, Roma imparatoru Pompei, Sebastea (Sivas) kentini kurar, ve Ateporiks adlı bir Galat beyinin kumandasına verilir.  Burası Trocmilerin şehridir.
M.Ö. 60, Kastor Tarkondarios ve Domnilaus Tectosagların eş-tetrarkları olurlar. Roma bu durumu destekler.
M.Ö. 59, Pompei ve Senatonun onayıyla Deiotarus’a Tolistoboilerin Basileus’u (Kral) ünvanı verilir. Aynı yıl Deiotarus bronz sikkeler bastırır.
M.Ö. 58, Brogitarus da Roma’nin onayıyla Trocmilerin kralı ünvanını alır ve adına gümüş sikke bastırır.
M.Ö. 52, Brogitarus ölür.  Deiatorus onun ülkesini de kendi ülkesine katar.
M.Ö. 51, Deiotarus Roma tarzında düzenlenmiş ordusuyla Pers saldırılarını durdurur.
M.Ö. 49, Sezar bizzat kendisi M.Ö. 58-49 yılları arasındaki Galya savaşlarında erkek, kadın, çocuk dahil  1.292.000 Kelti yok ettiğini yazar.[37]
M.Ö. 48, Pompei ve Sezar arasındaki içsavaşta (Pharsalus savaşı) Deiotarus ve Galatlar Pompei yanında savaşır fakat Pompei kaybeder.
M.Ö. 47, Sezar Galatya'ya gelir.  Deiotarus’un dostça karşılaması ve politik önemini gözeterek Deiotarus'un Pompei tarafında savaşmasını affeder.
M.Ö. 47, 21 Mayıs, Zile  Muharebesi: Sezar ve Deiotarus’un birlikleri Pontuslu Mihridates’in oğlu Pharnaces’e karşı savaşır ve kazanırlar.
M.Ö. 45, Deiotarus'un torunu Kastor Tarkondarius dedesini Sezar'a karşı suikast planlamakla suçlar.  Roma Senatosunda Cicero Deiotarus'u başarıyla savunur. .  In the Senate of Rome, Cicero successfully defends Deiotarus. (Speech on behalf of Deiotarus)
Deiotarus Grek Tarım elkitabının yazılmasına önayak olur, kitabın yazarı Diophanes of Nicaea , eserini himayedarı Deiotarus’a ithaf eder.[38]
M.Ö. 40, Deiotarus ileri bir yaşta hastalanarak (75?) ölür.
M.Ö. 40-37, Yerine oğlu Deiotarus II geçer ancak 37 yılında o da ölür.
M.Ö. 36, Yılın sonuna doğru, Roma'nın desteğiyle Deiotarus'un yardımcısı, damadı ve Trocmi tetrarkı ve bir Brogitarus’un oğlu olan  Amyntas Galat kralı olur.
M.Ö. 25 Amyntas, Toroslardaki Homonoidleri yener ancak zafer sonrasında pusuya düşürülerek öldürülür.  Amyntas öldüğünde, Galatya krallığı tarihindeki en geniş sınırlara sahip olup Frigya’nın Pisidia’ya (Apollonia, Antioch ve Iconium) kadar olan kısmını, Pisidia’nın kendisini, Lycaonia’yı (Lystra ve Derbe dahil) ve Isauria’yı kaplamaktaydı.
M.Ö. 25, Roma Galatya'yı eyalet olarak iltihak eder ve Galatlara Roma yurttaşlığı payesini verir.  Üstelik, Galat asillerini Galatya toplumu içinde yüksek makamlara tayin eder.  Galat ordusu Deiotarus’un anısına izafeten 22. Deotariana Tugayı olarak Roma lejyonlarının bir parçası olur.  Anadolu Galatlarının 21. yüzyıla değin sürecek Rum (Romalı) üst kimliğini benimsemesinin başlangıcı.
M.Ö. 20, Roma, Galatya Eyaletinin ilk valisi olarak, M. Lollius’u (kendisi daha önce Roma’da Konsuldür.)
M.Ö. 6-5, Paphlagonia Galatya eyaletine eklenir.
M.Ö. 3-2, Sebastapolis Galatya eyaletine eklenir.
M.S. 1-2, Amasia Galatya eyaletine eklenir.
M.S. 7-23,  Strabon Galatlar ve yönetim biçimleri hakkında bilgi verir.
M.S. 34-35,  Comana Galatya’ya eklenerek Paphlagonia, Sebastapolis ve Amasya ile birlikte eyaletin “Pontus Galaticus” denen kısmını oluştururlar.
M.S. 47-54, Aziz Paul Anadolu'da Galat şehirlerini ziyaret eder, vaazlar verir.
M.S. 74, Roma imparatoru Vespasian Galatya ve Cappadocchia'yi birleştirip tek bir eyalet yapar.  Galatya eski önemini kaybeder.
M.S. 109 veya 112/113, Roma imparatoru Trajan Galatyayı tekrar ayrı bir eyalet yapar.
M.S. 166, Bulunan arkeolojik bir yazıtta, bazı Galatların hala eski tapınmalarına devam ettikleri ve bundan gurur duydukları anlaşılır: "from ancestral times, we have worshipped according to the ancient ways.”[39]
M.S. 2. yüzyıl, Pausanias Galatlar hakkında yazar.
M.S. 2. yüzyıl, Lucian bir Galat büyücüsü hakkında yazar.  Paphlagonia’lı Alexander Küçük Asya’da Keltçe konuşanları bulmakta hiç güçlük çekmediğini yazar.[40]
M.S. 295, İmparator Diocletian Galatya’yı reorganize ederek iki parçaya böler. Kuzey bölümü Galatya adını muhafaza eder. (Bu bölge Deiotarus’un Galatyasıyla hemen hemen aynı alanı kapsamaktadır.)
M.S. 330-379, Kayseri başpiskoposu Basil, Galat kökenli Romalılara karşı sarih düşmanlığı ile tanınır.[41]
M.S. 390, Galatya Eyaleti batıda bir kaç kasabanın da ilavesiyle üç ayrı alt-bölgeye ayrılır: Galatya Prima, Galatya Secunda ve Salutaris.  Bu durum Galatya’nın Bizans döneminde öneminin tekrar arttığını gösterir. 
M.S. 347-420: Aziz Jerome, Anadolu'yu ziyaretinde Galatların Treveri (modern Trier, Germany) halkıyla aynı dili konuştuğunu bildirir.[42]
M.S. 543 veya daha sonra: Aziz Euthymius manastırında sara krizi geciren bir Anadolu'lu papazı mucizeyle iyileşip de papaz kendine gelince ana lisanı olan Galatçayı konuşur.[43]
M.S. 7. yy. Aziz Theodore Kudus'ten dönüşünde güney Galatya'da bir manastırda kalır.  Yemeklerden çok hoşlanan  Theodore, "Gerçekten, evlatlarım, Galatlar gibi yedik.” der.[44]
M.S. 803, Bardanios Tourkos, (c.740-811) bir Roma generali ve Mystia (Beyşehir) yerlisi (Bard the Turk?) imparator Nikephoros’a karşı yerlilerin desteğiyle ayaklanır.[45]
8. yy'da Galatya eyaleti resmi olarak hala vardır.[46]
M.S. 8. ve 9. yüzyıllar: Galatya’ya Pers ve Arap akınları olur. 
M.S. 9. ve 10. yüzyıllar: Galatya’ya artan Türkmen akınları ve göçleri. 
1071 Manzikiert Muharebesi: Roma’yı yenen Büyük Selçuklular doğu Anadolu’ya girerler. 
1073-1074 Roussel de Bailleul, Frank/Kelt (?) süvarileriyle Bizans'a yardım için gelmişken Ankara ve çevresinde Galatya devletini canlandırır; Selçuklularla ittifak kurmak ister.  Bizans İmparatoru Alexius Selçuklu lideri Tutuş’a Galatya topraklarını teklif ederek onu Roussel’e karşı kışkırtır.  Her iki taraftan sıkıştırılan Roussel Amasya’ya sığınır ve daha sonra orada halkın desteğiyle valiliǧini ilan eder.

11. yy.  Bizans prensesi Anna Komnena (Aleksiad’ın yazarı) Anadolu’ya bu yeni gelenler için Frank, Gaul, Kelt adlarını biri diğerinin yerine geçmek üzere kullanır.  Modern tarihçiler bunu Anna’nın bilgisizliğine verir. [47]

11. yy. Lequenne, (19-20. yy tarihçisi) bu tarihlerde Galat kalelerinin hala varlığını savunur.  Ona göre göçmen Türkilerle Galatlar kaynaşırlar, hatta Galatlar yeniçeri birliklerine alınırlar.

12 yy. Anadolu Rum Sultanlığı kurulur.  Halkını yerli Rumların (Galatlar) oluşturduğu bu devlette Rumlar (Galatlar) askerlik yapmakta ve önemli yönetim mevkilerine gelmektedirler.  Bazı Türki göçmenler “Rumi” adını alırlar.

12. yy Anadolu Rum Sultanları (Selçuklar) ordularında daimi olarak atlı Frenk/Galli birliklerini savaşta öne sürmekte ve bunlar çok yararlılık göstermektedirler.

13. yy. Haçlı Frenkler 50 yıl sürecek olan Urfa Kontluğunu kurarlar.   Anadolu'da yabancıları tanımlamak için "Frenk" sözcüğü kullanılır.  Bu yeni gelenler artık Galatlardan farklıdırlar ki onları tanımlamak için sadece “Frenk” kelimesi kullanılmaktadır.  Bu kelime yakın zamana kadar Anadolu’da Avrupalılar için kullanılmaktaydı.

13. yy'dan sonra yapılan bir çok kale, cami ve binalardaki süslemeler arasında Galat düğümleri de yer almaktadır.  Türk bilmece yüzüğü diğer bir Galat mirası olabilir.  Hatta T.C. Turizm Bakanlığının şimdiki amblemi dahi farkında olmaksızın Galat dizaynlarından esinlenilmiştir.
1348, Galata Kulesi Cenevizliler tarafından restore edilir.  Galata kulesi, dünyada halen ayakta duran en eki kulelerden biri olup, Anastasius tarafından M.S. 507’de yapılmıştır. Bir rivayete göre original kule çok önceki bir tarihte  Galatyalı bir tüccar tarafından yaptırılmıştı.
15. yy., Karamanlı ordusunda Doğu Karadeniz ağzına benzer bir ağızla bir tuhaf konuşan konuşan askeri birlikler vardır.  Acaba bunlar ücretli Galat askerleri midir?
19. yy'da Galatlar tamamıyla unutulmuş, ve "galat" kelimesi negatif anlamda Türkçeye geçmiştir.  Kelimenin anlamı o kadar unutulmuştur ki sözlüklere bile Arapça kökenli olarak geçmiştir.[48]

1947’de Türkçe’ye çevrilen Ernest Chaput’un Türkiye’de Jeolojik ve Jeomorfolojik Tetkik Seyahatleri kitabının 1947’de Türkçeye terçümesinde ‘Galatya Yaylası’, ‘Likaonya Yaylası’, ‘Pontik’ gibi terimlerin kullanılması o tarihlerde dahi Galatya adının kullanılabildiğini göstermektedir.[49]  Coğrafi yer adlarının Türkçeleştirilmesi siyaseti sonucu kaybolan 30,000 küsur coğrafi adlardan biri de Galatya’dır.
1974, Türkiye’nin kuzey Kıbrıs’a çıkartmasını takiben, oradaki Galatya adlı köyün ismi Mehmetçik olarak değiştirilir.  Bu köyün nüfusunun ana kökeninin Osmanlının Sivas eyaletindeki bir kısım yerlinin zorunlu göçüyle oluştuğu söylenmektedir.  Sivas Trocmi Galatlarının yoğun olarak yerleştikleri yerlerden biriydi. 

REFERANSLAR ve NOTLAR
Pliny, Naturalis Historia, 3.iv.36 A.D. 77-79.
Justin (Marcus Junianus Justinus), Epitome of the Philippic History of Pompeis Trogus,  Book XLIII.5
Herodotus, Book II, p. 98, and Book IV, p.232.
Hecataeus, Fragment 55
Freemen, Philip, “The Philosopher and the Druids,” p.82
Xenophen,  Hellenica 7.1.20-32,  Harvard University Press, Cambridge, MA; William Heinemann, Ltd., London. vol. 1:1985; vol. 2: 1986.
Diodorus Siculus. Library, 15.70.1, English Translation by C. H. Oldfather. Vol. 4-8{title}. Cambridge, Mass.: Harvard University Press; London: William Heinemann, Ltd. 1989.
Freeman, Philip, “The Philosopher and the Druids,” p.27
Strabo, Geographika, VII.3.8, English translation, three volumes. London. George Bell & Sons. 1903.
Callimachus, “Hymns of Callimachus,” Hymns #4, Hymn to Delos,  ¶171, Hymns of Callimachus, translated by A. W. Mair.
Sopater, fragment 6 Kassel-Austin, quoted by Athenaeus (fl. c. AD 200) iv.160, tr. C.B. Gulick, Athenaus II (London and Cambridge, MA, 1928) 230f.
Strabo, Geographika XIII 4.1.
Pausanias, “10.19.15”
Polybius, number of Celts in Balkans
Mitchell, S., "Anatolia: Land, Men, and Gods in Asia Minor," pp. 14-15, Clarendon Press, Oxford, 1995.
M.Ö. 280-277 yılları arasındaki tarihi gelişmelerin zamansal sıralaması elimizdeki materyallerin azlığı ve birbirinden kopukluğu nedenleriyle henüz pek az anlaşılmıştır.  O nedenlerden ötürü bu yıllar arasındaki kronolojik sıralama benim kendi yorumum olup okuyucunun (öğrencilerin ve meraklıların) bu sıralamayı ihtiyatla kullanması önerilir.
Memnon, Peri Herakleia, 11.2
Livy, Ab urbe condita,  XXXVIII 16.6-9. Pausanias, Periegesis tes Helledos X 23.4
Justin, Epitom?, 26.2.2
Julij Emilov, The Galatians and Cabyle
Habicht 1973, 453, Mitchell, 1993 I, 16.
Freeman, p.46-48
Strobel, “The Galatians in the Roman Empire: historical tradition and ethnic identity in Hellenistic and Roman Asia Minor,” p.123, Ethnic Constructs in Antiquity, Amsterdam University Press, 2009.
Mitchel?
Magie, 1950, 5
Ramsay, p.232
Livy, 38.19
Tite-Live, XXXVIII, 19. — Florus, ibid .
Darbyshire, 2000
Livius, 44.26
Mittchel, p.23
Ramsay, p.234., Strabo, Vol. IX, 212, M.Ö. 180, Polybius, 24.14.6.
Mitchel?
Ramsay, p.235
Plutarch, “Moralia, Bravery of Women,” Section XX.
Strobel, p.132, 2009
Duffy, Kevin, “Who were the Celts?” p.94, Barnes and Nobles Books, 1996.
Columella, De Re Rustica 1.1.10.
Freeman, The Philosopher and the Druids, p.45
Lucian, Alexander 51 also (Celtic Culture, p.847, John T, Coch, 2006)
Ramsay, p.295, via Basil in Epistulae 207.1, Gregory of Nyssa in Epistulae 20 and Contra Eunomium.
Jerome, "De Viris Illustribus," Chapter 135.
Cyril of Scythopolis, vita S. Euthymii, p.55 (Ed. E. Schwartz, 1939)
The Life of St. Theodore, Biography, passage 64.
Umar, p.55 “Türkiye Halkının Ortaçağ Tarihi”
David Rankin, Celts and the Classical World, p.206
Anna Komnena, Alexiad, Book1, Book 9, and Book 12, translated by Elizabeth A. Dawes in 1928.
Redhouse, bakınız "Galat"
Ayşe Hür, Taraf Gazetesi, 2 Mart 2009

Dip not : Yukarıdaki çalışmada rastgeldiğiniz yanlışlar, düzeltmeler, eklemeler, hatalı linkler için webmaster’la (drtameryilmaz@yahoo.com) irtibat kurmanız memnuniyetle karşılanacaktır.