Text Box: Türk Bilmece Yüzüğün Bilmecesi: Keltik mi yoksa Anektodal bir Bulgu mu?
sunan
Paul T. McTurk
 
[Türkçe Çeviri]
Yazarın 2006, 2008-2011 eklerini yazının sonundadır.
 
Kısa Özet:
 
Dünyada ve bir zamanlar Galatların yaşadığı Türkiye’de Keltik-Galat tarihinin karşı büyüyen bir ilgi 
bulounmaktadır.  Klasik tarihin “Galatlar her hangi bir kültür izi bırakmadan tükenmişlerdir” 
varsayımı nedeniyle, Türkiye’nin Keltik mirasını çalışmak maalesef ihmal edilmiştir.  Bu çalışma küçük 
bir bulguyu ele almakta olup Galat kültürünün hala varlığı  ve yaşamaklığı üzerindeki ilgilerde bir 
dönüm noktası olabilir.  Bu küçük bulgu  kökeni Anadolu olan çağdaş Türk Bilmece Yüzüğü ile yine 
güncel olarak İskoçya’da ve dünyanın başka yerlerinde dizayn edilen çağdaş Keltik yüzükler 
arasındakı desen benzeşimidir.   
 
Giriş ve Özgeçmiş
 
Galat tarihi ve Keltik Galatların Türkiye’nin kültürü ve etnik yapısı üzerindeki etkisi pek bilinmez ve Keltlerin dünya tarihi çerçevesi içinde genellikle az ilgi çekici konulardan biri olmuştur. 
 
Başlangıçtan beri Keltic Galatların tarihi Yeni Ahit (İncil) , Grek ve Roma anlatımları tabanında olmuştur.  Keltler yazı yazmadığı için onlar hakkında bütün bildiklerimiz yine onların rakipleri olan Romalılar, Helenler, geç antik çağın ve erken ortaçağın bilim ve devlet adamlarınin yine hiç şüphesiz politik niyetli anlatımları ve yorumlarından kaynaklanmaktadır. [1, 2]  
 
1800’lerin sonuna kadar, Galatlar hakkındaki bilgimiz statik bir durumdadır.  Ancak, henüz ders kitaplarına yansımamakla birlikte, Ramsay’ın [2]  20. yy başı ve Mitchell’in [1] 20. yy sonu çalışmaları karşılaştırıldığında Anadolu’ya, bugünkü modern Türkiye Devleti,  geçtiği kabul edilen Kelt nüfusu (ki daha önceleri mümkün olan en küçük rakam kabul edilmekteydi.) konusunda bir artma görülmektedir.  
 
1800’lerin sonlarından itibaren Galatlar hakkında ortaya çıkan her yeni teori, her yeni bilgi parçası Anadolu Keltlerinin yada Galatların sürekli olarak değişen bir resmini çizmektedir: Az sayıda bir aşiretler grubunun göçü, barbar davranışlarından ötürü kısa sürede izole edilip iç Anadolu yaylalarına hapsedimelerinden kitlesel bir Keltik kültürel ve etnik varlığı oluşturup sadece Anadolu’nun Helenleşmesini engellemekle kalmayıp Kelt dilini ve kültürünü Asyalı Türkmenin gelişıne kadar, hatta daha ötesine yaşatmaları gibi değişmekte olan bir resim.  Evet, böyle bir olasılık mümkündür. 
 
Artan ölçüde, Keltlerin dalgalar halinde Anadolu’ya göçünün delilleri ve daha once varsayıldığından çok daha fazla miktarlarda bir Kelt nüfusun geldiği tartışma konusu olmaktadır. [1]  Buna bağlı olarak, var olan bilgi verilerine ne kadar çok bir dikkatle bakılırsa, o kadar da artan ölçüde Kelt etkisi görmek mümkündür.  Kelt aşiretlerinin bir zamanlar düşünüldüğü gibi bir kaç yüzyıl süren bir asimilasyon ve Keltik karakterin kaybedilmesiyle ters orantılı olarak Kelt etkisi onların Anadolu’ya göçlerinden 2300 yıl sonra garip bir şekilde Türkiye insanının sanat, dil, ve hatta folklor yapısında kendisini göstermektedir.  Galat tarihiyle ilgili en son değerlendirmeler, Galat kimliğinin, dilin korunması da dahil olmak üzere, rahatlıkla  5. yüzyıla kadar uzandığını [1] kabul etmektedir.  
 
Resmi olarak Asyalı Türkmenin Anadolu’ya yerleşmeye başlamaları 1071 yılına, Asyalı Türkler ile Doğu Romalılar arasındaki Malazgirt meydan muhaberesine tekabul ettirilmektedir.  Buna karşı bir görüş olarak Asyalı Türkiler Roma ile diplomatik ilişkilere ve işbirliğine çok daha önce girmişlerdir ki bu tarih 6. ve 7. yüzyıllar kadar erken olabilir. [3, 4].  Örneğin, M.S. 802 yılında Roma imparatoru olduktan hemen sonra 1. Nikephoros Anadolu’da Bardanios Tourkos’un (Türk Bardanyos, MS 740 – 811) [6] başlattığı bir isyanla uğraşmak zorunda kalacaktır.  Bu tür ve benzeri tarihsel kanıtlar göstermektedir ki yaygın klasik tarihsel kanının aksine Asyalı Türkilerin Anadolu’ya (veya Galatya’ya) yerleşmeleri M.S. 1071 yılının çok öncesine tekabul ettiği gibi Keltik varlığın da bugünkü Türkiye’nin etnik ve kültürel kimliğine biçim vereceği açıktır.   
 
Anadolu yaylalarıyla ilgili çağdaş bilgilerimiz az veya çok detaylı olarak 5. yüzyılın ortalarına kadar ki zamanı kapsar ancak aniden durur ve 11. asır civarında tekrar detaylı bilgiler başlar.  Yaklaşık olarak 600 yıl süren tarihi bir suskunluk devri vardır.  İşte bu devir hakkında çok az biliyoruz.  Bu suskunluk devri zaman olarak kesinlikle Galatların gerçekten Galat olarak kimliklerini kaybettikleri ve Asyalı Türkmen ile karışmalarıdır, bu aynı zamanda Avrupa’da da Keltlerin Batı Roma’nın çöküşüne de neden olan Kuzeyli ve Germenik göçler altında boğuldukları zamandır.  Özetle, bu suskunluk devri Anadolu Keltlerinin kaderini ve Asyalı Türkmenin ortaya çıkışını saklayan bir gölge gibidir. 
 
Keltlerin sanat, kültür ve geleneklerinin Anadolu taşrasındaki izlerinden çok kısıtlıca bahseden bir kaç eser [2, 6] dışında, çağdaş Anadolu Kelt araştırmaları hemen hemen istisnasız olarak sadece arkeolojik bulgular ve kaynağı Kelt olmayan malum eski yazıtları kullanmaktadır. 
 
Bu nedenle, kültürler arası ve bölgeler arası yöntemler kullanarak, bu konuda var olan bilgimizi arttırabiliriz.  Keltlerin Anadolu’daki mirasını öğrenmekte yararlı olabilecek yöntemlerden bir tanesi Türkiye’de yaşamakta olan sanat desenlerine göz atmak ve benzer desenlerin dünyada başka yerlerdeki Kelt kabul edilen desenlerle karşılaştırmasını yapmak olabilir.  Örnek olarak, çağdaş Anadolu desenleri İrlanda, Galler, ve İskoçya’daki desenler ile karşılaştırılabilir.  
 
Bu çalışmanın amacı böyle bir karşılaştırmayi dökümlemektedir.  Konumuz, çağdaş ürün olan bazı yüzük desenlerinin birbirlerinden bağımsız olarak Türkiye ve İskoçya’da yaklaşık 30 yıl ara ile ortaya çıkmış olmasıdır.  Bunlar Türk Bilmece Yüzüğü ve Keltik Ebedi Düğüm Yüzüğüdür. 
 
Türk Bilmece Yüzüğü
 
Eski bir desen olduğu söylenmekle birlikte, Türk Bilmece Yüzüğünün gerçek kökeni ve tarihi hakkında hiç bir şey bilmiyoruz.  Türk bilmece yüzüğü yaklaşık 30-40 yıl once yaygın olarak Türk pazarlarında ortaya çıktı ve bir zaman çok popular idi.
 
Orijinal dizayn dört adet çemberden oluşan bir külçe olup bir araya getirildiğinde düğüm benzeyen yapıda tek bir yüzük gibi durmaktadır.  İşin güçlüğü uygun bir şekilde dört çemberi bir düğüm gibi gözükecek şekilde bir array getirmektir.  Yani, Türk bilmece yüzüğü iki işleve sahiptir: yüzük olarak takılır, ve bilmece olarak oynanır.  Popülerliğinden ötürü daha sonraları 5, 6, ve hatta 24 çemberli modelleri geliştirilmiştir.  Türk bilmece yüzüğünün orijinal 4-çemberli bir resmi Şekil 1’de verilmiştır.  Şekil 2 ve 3’te bilmece yüzüğün çember parçalarına ayrılması gösterilmektedir.
 

 
 

 
 

 
Hali hazırda, Türk bilmece yüzüğü mektupla satış yapan firmalarca import kataloglar vasıtasıyla pazarlanmakta olup Batı dünyasında artan bir popülerliğe sahiptir.  
 
 
Kelt Düğüm Yüzüğü
 
Batı dünyasındaki Kelt nostaljisinin bir yankısı olarak son zamanlarda historic desenlerden kaynaklanan Kelt mücevheratı yapılmaktadır. [7].  Çeşitli bilezik, küpe ve yüzükler bir çok catalog şirketleri tarafından pazarlanmaktadır. 
 
Bu desenler içinde çeşitli düğümler, bitkiler ve ejderha başlı yılan gibi hayvan fiurleri bulunmaktadır.   İlk keltik sanatlarda hayvan figurlerinin yokluğu yada azlığı hakkında pagan sayılan Kelt dininin hayvan yada material tapınmayı yasakladığına dair bir genelleştirme vardır. [6].  Nedenini bir yana bırakırsak, önemli olan “düğüm” sembolünün eski Keltlerin sanatında yoğun bir rol oynamasıdır.   
 
Şekil 4’te çeşitli mektupla satış kataloglarında yer alan bu çağdaş yüzüklerden iki tanesi gösterilmektedir.  Her bir yüzükte üçer adet düğüm birbirleriyle örgülü bağlantılar şeklinde tutturulmuştur.  Görüldüğü gibi Kelt düğüm tek bir parça modelden oluşan altın bir yüzüktür.
 

 
 
Şekilde gösterilen bu çağdaş yüzük mektupla sipariş kataloglarıyla ABD’de pazarlanmaktadır. [8] Bu yüzüğün İskoçya’da Orkney adalarındaki sanatkarlar tarafından tarih desenlerlerden ilham alınarak ve el ile yapıldığı bildirilmektedir.
 
 
Kelt ve Türk yüzük desenlerinin karşılaştırılması 
 
Şekil 4’te her bir düğümün dört adet telden oluştuğunu görmek mümkündür.  Bu telleri çıplak gözle takip etmek biraz güç olduğu için Şekil 5’te her iki yüzüğün telli geçiş noktaları yakın plandan gösterilmiştir.  
 

 
Şekil 6, her iki yüzüğün de elle çizilmiş üç boyutlu görünümlerini tasvir etmektedir.
 

 
Görülüyor ki, Türk yüzüğünde (solda) diğer bütün tellerin üzerinden geçen üst-tel vardır.  Aynı tel Kelt yüzüğünde (sağda) takip edildiğinde onun diğer tellerin üzerinden geçmek yerine ondule yaparak geçtiği, ve böylece çözülmez bir düğüm oluşturduğu görülmektedir.  Yani, Keltic düğümde teller yanlara doğru çekildiğinde (yumuşak ipmiş gibi düşunelim) düğüm çözülmez aksine sıkılaşır ki “ebedi düğüm” sözcüğü buradan gelmektedir.  Öteyandan, eğer Türk yüzüğünde (mümkün olsa) teller yana doğru çekilse düğüm çözülecektir.  Her iki yüzük dizaynı arasındaki bu tek ve biricik fark bir rastlantı değil amaçlı ve işlevseldir.  Çünku Kelt düğümü düğüm olarak kalmak üzere dizayn edilmiştir, ancak onun Türk benzeri sadece bir mücevher değil aynı zamanda bir bilmece olma işlevini gütmektedir. Böylece, aradaki tek fark aslında gerçek bir farktan ziyade bir mühendislik probleminin çözümüdür.   
 
Ayrıca, her dizaynda yedişer adet geçiş noktaları vardır.  Eğer hepsini eşit kabul edersek (ki dört tanesi tamamıyle aynı, diğer üç tanesi yukarıda anlatılan nedenden dolayı farklı) bu benzeşimin salt şans olma olasılığı 2’nin 7. kuvvetidir ki bu durumun tesadüfi olma şansı 128’de 1 olur, hem de her iki dizaynın da 4 çemberden oluşmasından her hangi paye çarmadan.  İşte bu sonuç her iki desenin de tek bir kökenden geldiği ve bu kökenin de Keltik olduğu konusunda kabul edilebilir ve mantıklı bir kanıttır. 
 
Bundan başka, eğer Şekil 6’daki üç boyutlu dizayn Şekil 7’de gösterildiği üzre iki boyuta indirgenirse her iki dizayn tamamıyla ayni gözükecektir. 
 

 
 
Özet ve Sonuç
 
Yukarıdaki kanıtların ve tartışmanın ışığı altında, Türk bilmece yüzüğü gözlerden çok güzel saklanmış bulgu ve modern Türk insanında yaşayan Kelt kültürünün bir parçası olup sonuçlar aşağıda olduğu gib özetlenebilir.  
 
Her iki yüzük te çağdaş ürünler olup birbirlerinin varlığından bağımsız olarak hazırlanmışlardır.
 
Her iki yüzükte kökenlerini eski tarihlere bağlamaktadır.
 
Her iki yüzük te bir zamanlar dünyada Kelt aşiretlerinin bulunduğu bölgelerden çıkmıştır.
 
Her iki yüzük te düğüm görünüşündedir.
 
Her iki yüzük te dört telli bir yapıya sahiptir.
 
Üç boyutlu presentasyonda her iki yüzük te benzer görünümdedir, ve dört adet geçiş noktası birbirinin aynı geriye kalan üç geçiş noktasının farklılığı ise fonksiyonel amaçlıdır, yukarıda izah edildiği gibi.
 
İki boyutlu prezentasyonda, her iki yüzük te %100 eş desenlidir.
 
 
Her iki yüzüğün de metal çember olması dışında diğer bütün benzerlikler her iki ürünün de tesadüfi olamayacak ölçüde fiziksel, matematiksel ve tarihsel yakınlıklar sergilemektedir.  Böylece her iki yüzük te aynı Kelt kültürünü köken olarak paylaşmaktadırlar. 
 
Bu iki yüzüğü birbirinden farklı kültürlerin ürünü olarak ayıran tek neden Keltlerin Anadolu’da kültürel ve etnik olarak Asyalı Türkilerin gelmesinden çok daha önce bir iz bırakmadan yok oldukları şeklindeki klasik tarihsel inanıştır.
 
Yukarıdaki argumanın bazında, görülmektedir ki Keltlerin sonu konusundaki klasik tarihsel yaklaşım Türk Bilmece Yüzüğü konusunu izah etmede yetersiz kalmaktadır.  Öte yandan Türk yüzüğünün kendisi de dökümlenmiş bir tarihi geçmişten yoksundur.  Bu nedenlerden dolayı, bu bulgu Kelt kültürünün çağdaş Anadolu’da yaşamını sürdürüşü konusunda küçük fakat önemli bir kanıttır. 
 
Benzeri şekilde kültürler ve bölgeler üstü çalışmalar Türkiye’deki Kelt mirasını keşfetmede yararlı olabilir. 
 
Benzeri çalışmalar, ayni zamanda, modern Türkiye’nin özellikle 5. ve 11 yüzyılardaki suskunluk devrinden kalma kültürel mirasını ve tarih bilgilerini oluşturmakta yardımcı olabilir.  Yazılı tarihin müşküllüğe uğradığı durumlarda bilim bizlerin sanat, dil, ve diğer yöresel verilerimize daha global bir yaklaşımda bulunmamızı dikte eder. [1, 2].  Kanıtlar bol miktarda vardır.  Tek ihtiyaç olunan şey konuya Türkiye ve dışından yoğun bir ilginin oluşmasıdır.
 
Son ve en önemli olarak, Anadolu’nun Kelt mirasının araştırılması global Keltik çalışmalarına ışık tutabilir; Kelt uzmanlarına ve tarihçilerine Kelt kültür mirası iddia edilen yörelerdeki kültürlerin çeşitli bileşenlerini gerçekliklerini irdeleme konusunda bir referans noktası oluşturabilir.
 
 
 
Referanslar
 
[1] Mitchell, Steven, "Anatolia: Land, Men, and Gods in Asia Minor," Volume 1, (includes St. Jerome’s account of survival of Galatian language in 5th century AD), 1994.
 
[2] Ramsay, William M., “Historical Commentary on Galatians,” edited by Mark Wilson from the original 1899 edition, Kregel Publications, Grand Rapids, MI, 1997.
 
[3] Pitman III, Paul M., “Turkey: A Country Study,” Library of Congress, DC, USA, 1988.
 
[4] Gibbon, Edward, “The Decline and Fall of the Roman Empire,” Encyclopaedia Britannica Inc., cI-II, Chicago, 1952.
 
[5] Lequenne, Fernand, “Les Galates,”  1987 translation by Suzan Albek of original 1908 edition, Turk Tarih Kurumu Basim Evi, Ankara, 1991.
 
[6] Umar, Bilge, "Medieval History of the People of Turkey," p. 55, Inkilap Kitapevi, Istanbul, 1998, ISBN 975-10-1225-2.
 
[7] The Book of Kells, written in the 8th and 9th centuries AD (Public domain copies available on the WEB).
 
[8] Wireless, A catalog for the fans and friends of public radio, Holiday Preview, Minnesota Public Radio, 1999.
 
 
 
Yazarın Eki, 5 Nisan 2006:
Bu araştırma yazısını 1999’da yazdım.  Internette British Arkeoloji Enstitusunun desteklediği Celtic Studies Internet Sitesine review için  bir kopyasını Haziran 2000’de gönderdim.  Yazıyı aldıklarına dair bir bilgi göndermedikleri gibi menejerler ve araştırmacılar o zamanlar Irlanda’daki hangi çorba tarifesini hangi birisinin ailesinin en önce keşfettiği tartışmalarıyla meşguldüler.  Ancak, U.S. Library of Congress’e telif haklarımı ispat için bu makaleyi tescil ettirdim.  Dikkat ettigim nokta son bir kaç yıl içinde çeşitli internet dükkanlarında Türk bilmece yüzüğü “Keltik Bilmece Yüzüğü olarak Türkiye’ye tek bir atıf yapmadan pazarlanmaktadır.  Bu makalemi yukarıda adı geçen siteye göndermeden önce dünyada hatta yazılı hiç bir ortamda “Keltik Bilmece Yüzüğü” diye bir kavram yoktu.  Bunu ispat etmek çok kolay çünkü yukarıdaki yazım 2001 yılından beri dökümlü olarak tescillidir ve bundan önce “Keltic Puzzle Rings” adı altında hiç bir yazılı döküman yoktur.
 
Yazarın Eki 2, 21 Şubat, 2008
 12 Şubat 2008'de, Google motorunu kullanarak çeşitli "puzzle ring" kombinezonlarını araştırdım.  1999'da yaptığım Google taramasında sadece 1200'den biraz fazla sitede "puzzle ring" kombinezonuna rast gelirken, şu anda 133.000 sitede aynı kombinezon kullanılmaktadır.  İlginç olan, bu sitelerin 1.600 adedi yüzüğün Türkiye kökenine hiç bir ithafta bulunmadan yüzük için "Kelt" sıfatını kullanmaktadır.   Oysa 1999'da bu kullanım sıfırdı.  Orijinal makalede tartışılan desenler o zamanlarda "CeItic Eternal Knot" (ebedi Kelt düğümü) olarak geçmekteydi.  Kuşkusuz, o dizaynlı yüzüklerde hiçbir oynak parça yoktu.  
 
"Turkish Puzzle Ring" kelimelerini kullanan siteler de 1999 Google taramasına oranla artarak hemen hemen iki katına ulaşmış.  Ancak, bilmece yüzük ticareti her halde çok karlı olsa gerek ki, bir çok milliyetler şu anda onu kendilerinin kabul etmektedirler.  Ayni taramayı bir kaç yıl sonra yinelemek ilginç olacaktır.
 
Şubat 12, 2008 itibarıyla Google taraması sonuçları aşağıda verilmiştir.  Lütfen, bu rakamların günlük oynamalara maruz kalacağını not ediniz.  Bazı siteler 24 saat aktif olmayabilir veya güncelleme nedeniyle kapalı olabilir. 
 
"puzzle ring"			133,000 site
"anatolian puzzle ring"	0
"armenian puzzle ring"	0 
"assyrian puzzle ring"		0
"belgian puzzle ring"		0
"bulgarian puzzle ring"	0 
"celtic puzzle ring"		1,600 site
"dutch puzzle ring"		0
"egyptian puzzle ring" 	126 site
"french puzzle ring"		0
"german puzzle ring"		0
"greek puzzle ring"		74 site
"iranian puzzle ring"	 	0
"irish puzzle ring"		63 site
"italian puzzle ring"		1 site
"persian puzzle ring"		0
"russian puzzle ring"		7 site
"spanish puzzle ring"		2 site
"swiss puzzle ring"		0
"syrian puzzle ring"		1 site
"turkish puzzle ring"		1,340 site
 
Yazarın Eki 3,  1 Nisan, 2008
 Tam bu konuda yapılabilecek yeni bir şey kalmadığını düşünürken İnternette 2005 Wikipedia girdili bir makaleye rastgeldim.  Bu makaleye göre, bilmece yüzük başından beri bir rönesans ürünüdür.  Makale bu yüzüklerin kökeni olarak muhtemeln “gimmal” (veya gimmel) denilen yüzüklerden üretildiğini iddia etmektedir.  Böylece, bilmece yüzüğün kökeni konusunda bir tartışma konusu ortaya çıkmış oluyor.  Ancak, ben bu konuda rakamların konuşmasını tercih ederim ki, İnternet rakamlarını manipule etmek çok güçtür.  Açıkça görülüyor ki, Türk bilmece yüzüğü(Turkish puzzle ring) olarak Google’dan tarama yapıldığında 1340 site itibarıyla listenin başında gelmektedir.  Yukarıdaki orijinal makaleyi ilk yazdığım 2000 yılında bilmece yüzüklerin başında Kelt veya Irlanda gibi herhangi bir sıfat bulamadığım gibi “Türk” sıfatından başka bir sıfatla anıldıklarına rastlamadım.  Demek ki o tarihe kadar İnternette bu yüzükler başka bir adla anılmıyordu.  Tek bir tane bile istisna bulamadım o zaman.  Ancak görülüyor ki, bilmece yüzüğe sahilenenlerin sayısı yavaş yavaş artmaktadır.  
 Gimmal yüzüklerine gelince, onlar bilmece yüzükle aynı değildirler.  Gimmal adının kökeni Latince “Gemeli” yani “ikiz” anlamına geliyor.  İnanılıyor ki, ilk Gimmal yüzükler 14-16. yüzyıllarda Fransa, İtalya veya İngiltere’de üretilmiştir.  Gimmal yüzüğün İngiltere’de 1. Elizabeth döneminde görüldüğü bilinmektedir.  Türk bilmece yüzüğüne benzer bir dizayn versiyonu olmadığı gibi yazılı tasvirlerde de bir benzerlik yoktur.  Bilmece yüzüğün özelliği parçaların birbirinden ayrılamaz olmasıyken Gimmal yüzük ikiye ayrılır ve parçalarından iki ayrı yüzük olur.  Tabiatıyla bu tarif Gimmal yüzüğün bir düğüm şeklinde olmadığını açıklamaktadır. 
Bunlarında dışında bir diğer ilginç bulgu da M.Ö. 1500’lere değin yüzükteki düğümün deseni Kelt veya Grek değil fakat muhtemelen Lidya kökenlidir.  Bu aşamada yüzüğün adının ne olduğuna karar vermek güçleşiyor.  Ancak, Galat yüzüğü deyimi bir orta yol olabilir.  Belli ki, Galatlar bu deseni Lidyalılardan alıp bir yüzük yapmışlar.  Her halde Avrupa Kelt kuzenleri sayesinde bu düğümlerin degişik varyasyonaları o şekilde Fransa’ya ve İrlanda’ya yayılmış.  Eğer Galatlar bu düğümleri kendileri dizayn etmedilerse de bu dizaynın yayılmasında büyük katkıda bulunmuşlardır. 
 
Yazarın Eki 4, 25 Nisan 2009
Sürekli olarak bilmece yüzüklerin İnternette hangi milliyetler tarafından sahiplenildiğine bakıyorum.
Öyle görülüyor ki bilmece yüzüğün popülarıtesi hızla artmaktadır.  Türk bilmece yüzük üzerine ilk makalemden sonra İnternet’te  bilmece yüzükler için çeşitli milliyetlerin adı alenen ve artan ölçüde bilmece yüzük isminde kullanılmaktadır.  It appears that the popularity of the puzzle rings is growing fast.  Kendi millet adlarını kullanarak Türk bilmece yüzüğün adını yeniden başka bir adla vaftiz edenlerin başında Çinliler, Ruslar, Grekler, Mısırlılar, ve Suriyeliler gelmektedir.  Çin dışında diğer milliyetler Türkiye çevresinde toplandıkları ve bunların yüzlerce yıl 19. yüzyıl  sonuna kadar Osmanlı İmparatorluğunun parçası olmuşlardır.   Böylece bu yüzüğe olan bölgesel ilgi yüzüğün ilk kökeni konusunda da kanıt oluşturmaktadır.  Ancak, Çin’in de bu grup içinde olması, onun modern zamanda bu yüzüklerin ana üreticisi olmaklığından kaynaklansa gerek.  Yakın bir gelecekte (aynı Amerikan müziğinin uzaklardaki kültür ve halklar tarafından absorbe olması gibi) “Çin bilmece yüzüğü” taşıyan ibarelerin İnternet’te çoğunluğu teşkil edeceğini sanıyorum.  
2008 ve 2009 yıllarında Google taramasıyla yaptığım istatistikleri aşağıda bir table halinde veriyorum,  “*” ile gosterilen değerler o verileri toplamamış olduğumu belirtmektedir. 
 

(*) Bu isimle veri toplanmamıştır
 
Bilmece yüzükler konusunda güvenilir referanslar yoktur ve İnternet’te şehir efsaneleri yaygındır.  Bunlardan biri yüzüğün koca tarafından karısına onun iffetini denemek aracıyla verilmesi hikaye edilmektedir.  Ama nasıl?  Parmak yüzüğü bekaret kemeri değildir ki.  Görüldüğü gibi bu hikaye ciddi olamaz.  Diğer bir İntern hikayesi ise kayınpederin damadına evlilik öncesi bu yüzüğü verdiğini anlatmaktadır.  Buna göre damat bu yüzükle oynamaya dalarak müstakbel gelinle evlilik öncesi oynaşmaya zaman bulmayacaktır.  Bu ciddi de değil daha ziyade ahmakça bir açıklamadır.  Eğer bu yüzük eski zamanlardan gelmekteyse, kayınpederin damada yüzük verecek kadar ince düşünceli davranmasına gerek yoktur.  Damadı vurma olasılığı daha caydırıcıdır. 
Bu arada Türk bilmece yüzüğünün adının bir yayın organında kayıt edildiği en eski dokümanın bulmaya gayret ettim.  Şimdilik aşağıda verdiğim 2002 yazılı bir romanı buldum. 
From the book "The Seventh Telling: The Kabbalah of Moeshe Kapan,"  by Mitchell Chefitz (p. 35, published in 2002 by MacMillan, ISBN:0312289227)
<< When the woman from Sweden had departed leaving the two of them side by side, Moshe looked to Rivkah's finger and saw there a Turkish puzzle ring.  "Is that one of those magical rings a woman wears, a puzzle ring, which, if a man solves it, he solves the secret to her heart?" >>
Eğer okuyucular arasında Türk bilmece yüzüğüne herhangi bir şekilde atıf yapıldığı gösteren kaynaklar varsa ve bana bildirilirse müteşekkür olacağım gibi memnuniyetle o kaynakları burada bildireceğim. 

Yazarın Eki 5, 22 Mayıs 2010
Yukarıdaki makaleyi yazdığım 10 yıldan fazla oldu.  O zamandan bu zamana bu yüzüklere olan ilginin bu kadar artması beni şaşırttı.  Aynı ölçüde şaşırtıcı olan artık bu yüzüklerin Rus, Hint hatta Çin yüzüğü adları altında WEB sitelerinde anılmasıdır…!  Buna karşın, yüzüğün Türkiye kökeni ezici bir çoğunluk tarafından halen kabul edilmektedir.  İlginçtir ki, bu yüzüğün Kelt orijinli olduğu da aynı ölçüde artarak kabul görmektedir.  Bu yılki sonuçların ne kadarı benim makalemin etkisiyle olmuştur konusunda bir tahminde bulunamayacağım.  Ancak, son 10 yılda siteme 30,000’i aşkın ziyaretçi gelmiş ve bu trafiğin %50’si son iki yılda olmuştur.  Bunun dışında bir çok WEB sitelerinde ve bloglarda benim makalemin kopyaları bulunmaktadır.  Şimdilik, bu yüzüklerin pazarda satılan büyük çoğunluğunun artık Çin’de yapıldığı görülmektedir.  O nedenle, önünde sonunda bu yüzükleri “Çin Yüzüğü” olarak tanımlayan WEB sitelerinin sayısının diğerlerinin üstüne çıkacağına inanıyorum.  Hiç olmazsa küreselleşmenin ‘bilmece yüzüğü” yutmasından önce bu makaleyi yayımlama ve U.S. Library of Congress’e kayıt ettirmiş olma tesellisindeyim.

Yazarın Eki 6, 12 Mart 2011
2008’den beri süregelen “Google’da senelik bilmece yüzük takibi” ni bu yıl da yapabildim.  Bu sene 186,000 site bilmece yüzükten bahsediyor.  Türk sitelerinden sonra bilmece yüzüğü kendilerine mal eden en yakın site Çin sitesi olarak geçen seneki konumunu koruyor.  Çin sitesini İspanya, Yunanistan, İrlanda, İran ve Rusya izliyor.  Ancak bu sene dikkat ettigim nokta Google motorunun güvenilir rakamsal sonuçlar vermediği.  Örneğin “Turkish puzzle ring” için bulduğum 55,000 sayısı bir kaç hafta sonra tekrar baktığımda 77,000 olabiliyor.  Bütün bu sitelerin bir gün var bir gün yok olabilmesi mümkün biraz rahatsız edici.  Tabii, Google motorunun kendisinden de kaynaklanabilir bu durum.  O nedenle bundan böyle, her halde, her yıl değil de daha uzun aralıklarla bu takibe devam edeceğim.