Text Box: (Tüm telif hakları mahfuzdur)
Galatya Bayrağı                                                                                                                                Anasayfaya Dön

Hem de M.Ö. 56 yılında?  Tabii ki böyle bir şey olamaz.  Ben uydurdum.  Ancak böyle bir bayrağın olma düşüncesi dahi son derece provokatif geldi, ve böylece aşağıda gördüğünüz bayrağı tasarladım.  
 
Galatyalılar ilk kez Galat kralı Deiatorix zamanında tek bir lider altında bir araya gelmiş oldular.  Genellikle Kelt aşiret kralları Keltçe “rix” veya “ris,” (Türkçedeki “reis” karşılığı) olarak kral anlamında batı dillerine tercüme edilmekle birlikte, bu kelime hiç bir şekilde klasik ortaçağ kralı kavramında değildir.  Kelt kralı deyimi daha ziyade aşiret beyi veya Kızılderili reisi anlamındadır.  Deiatorix klasik anlamda ilk Kelt kralı olup bütün Galatya’nın kralı olmuş ve tahtı aynı adlı oğluna ve daha sonra da bir başka Galat beyi olan Amyntas’a geçmişti. 
Provokatif olmakla birlikte, daha Romalıların bile tugaylarını tuğlarla dolaştırdıkları bir zamanda, Keltlerin kendi bayraklarını sahip olmuş olmaları elbette makul değildir.  Dünyadaki ilk bayrakların Çin ve Hindistan’dan yayıldığı söylenmektedir.  Ulusal bayrak ise insanlığın daha sonraki yıllarının bir ürünüdür, ve Kelt bayrakları da bir istisna değildir.  En eski Kelt bayrakları 12. yüzyıla denk gelirse de kullanılan semboller bir kaç yüzyıl daha gerilere gider. Bugün bilinen Kelt bayraklarının birçoğu 18. yüzyılda ulusalcılığın doğuşu ve yükselmesi sırasında tasarlanmıştır. 
Bir çok bayraklar sahip olundukları toplumların tarihsel ideallerini, kültürlerini, v.b. yansıtırlar.  Eğer Galatyalıların bir bayrağı olsaydı her halde o da Galatların tarihini yansıtırdı.  O nedenle, ben üç hilali seçtim çünkü, henüz ortaçağın Haçlı seferleriyle kristalleşen dinsel kamplaşma olmadan önce, hilal  hem Drüidlerde hem de Batı’da, popüler bir sembol idi.  Julius Sezar’ın da kaydettiği gibi Keltler yeni günü geceden başlatırlardı.  Ortaçağda hilal sembolleriyle süslenmiş haçlı üniformaları, kalkanları ve flamaları kullanılırdı.  Modern zamanların İslami bayraklarındaki genç hilal dizaynına oranla Galatya bayrağındaki hilalleri yarım ay yaptım.  Bu tür dizayn Avrupa’da kullanılan tarihi hilal dizaynlarına uygun olarak bayrağa otantik bir görünüm vermektedir.  İlginçtir ki, benzer bir hilal tercihi Osmanlıların eski bayraklarında da söz konusudur.  Hilal sembolleri özellikle İrlanda ve İskoçya aşiret armalarında oldukça boldur. 
Eski İskoçya’da, ortaya çıkan yeni aşiretlerin flamasını tasarlamak üzere şöyle bir gelenek vardı. Adet üzere, aşiretin flaması ilk doğan oğula miras kalırdı.  Eğer diğer oğullar kendi aşiretlerini başlatmak isterlerse, ikinci oğul aşiretin orijinal flamasına bir hilal eklerdi. Üçüncü oğul ise orijinal flamaya bir yıldız eklerdi. 
Türkiye’de bilindiği kadarıyla üç Kelt (Galat) aşireti yerleşmişti: Tolistoboi, Trocmi ve Tektosagelar.  Teuton (Germen) kavimleri tarafından yurtlarından sürülünceye kadar, Tolistoboiiler Boiiland’da (veya modern Bohemia) yaşamaktaydılar.  Fernand Lequenne “tolisto-boii” kelimesini ana klandan “ayrılan boii’ler” olarak izah etmektedir.  Diğer yandan Tectosage klanıda Toulouse (Fransa) ve hatta Trier (Almanya) Tectosageları ile ilişkilidir, çünkü Galatların Anadolu’ya gelmesinden sonra da Avrupa’da yaşayan Tectosagelar vardı.  Yukarıda ki nedenlerden ötürü, bu klanların her birinie hilal sembolu yakıştırmak mantıklıdır.  Nereden bakılsa, bu klanlar geride kalan Tectosage ve Boiilerin ayrılan “ilk” oğullarını temsil ediyor olacaklardır.    Trocmilerin Avrupadaki Kelt klanlarıyla ilişkisi pek berrak değildir çünkü Avrupa’da Trocmi adına benzeyen başka bir Kelt klanı adı yoktur.  Eğer ileriki bir tarihte bunun aksine bir kanıt çıkmadıkça, Trocmilerin adlarını ilk liderlerinden aldıkları veya bunların daha küçük klanlardan ve hatta Trakya’daki diğer klanların kalıntılarından oluştuğu varsayılmaktadır.  Her halikarda bu üç başat klanın her birine Galatya bayrağı üzerinde bir hilal tahsis etmek uygun gözükmetedir.
Ayrıca, tarihi kayıtlar Asya’ya 17 reisin geçtiğini yazarlar.  Ancak Galatya bayrağı, eğer olsaydı, bütün Galatya’nın Deiatorix liderliğinde birleşmesinden sonra olacaktı.  O tarihlerde ise Galatya’da 12 Tetrark’ın hüküm sürdüğünü biliyoruz.  O halde bu daha küçük klanlara da Galatya bayrağı üzerinde birer adet (toplam 12) yıldız tahsis etmek makul olmalıdır.
Tesadüf eseri (!) Galatya bayrağına benzeyen bir bayrak Türkiye’de zaten vardır.  Bu bayrak 16. yüzyıl Osmanlı donanmasına atfedilen bayraktır.  Kökeni meçhuldur.


Bütün bildiğimiz başlangıçtaki yeşil fon daha sonra 16. yüzyıldan başlayarak kırmızı fonla değiştirilmiş ve bu yeni bayrak Kara orduları için kullanılırken, yeşil bayrak da Deniz kuvvetlerini temsil etmiştir.  Burada akla hemen başka bir provokatif düşünce geliyor.  Acaba bu bayrak Galatya bayrağı olup Galatya’da kurulan Anadolu Rum Devletinin kurucusu Selçuklular tarafından mı adapte edilmiş ve daha sonra Selçuklunun yıkılmasından sonra Osmanlılara mı geçmişti?  Zaman içinde Osmanlılar 3 hilalli bayrağın çeşitli türlerini kırmızı fon üzerinde yıldızlı veya yıldızsız olarak dizayn ettiler.  Çok sonraları resmi Osmanlı bayrağı kırmızı fon üzerinde tek bir ay ve onun hilalinin gölgesinden doğan bir yıldız şekline dönüştü. 
        
Ve, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağı Osmanlı bayrağının daha rafine bir örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Herhalde Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu döneminde İslam dünyasının lideri olarak algılanmasından olacak, bağımsızlıklarına nisbeten daha geç kazanan bir çok İslam ülkeleri (Hatta A.B.D.’de Farakhan’nın İslam Ulusu tarikatı da dahil)  hilal ve yıldız sembollerini kendi bayraklarına değişen şekillerde uyarladılar. 
İncil’in ilk Hristiyan ulusu olan Galatya’lılar, ister misiniz, hilal ve yıldızı da bugünkü İslam torunlarına miras bırakmış olsunlar?  Şimdi bu provakatif fantazinin ayrıntılarına biraz daha girelim. 
Osmanlılar 13. yüzyılda kuzeybatı Galatya diye bilenen ve eskiden Keltlerin yerleştiği yerde yurt tuttular.  Ancak Osmanlılardan önce Anadolu’da, (resmi Cumhuriyet tarihinde Anadolu Selçuklu Devleti adı verilen) “Anadolu Rum Sultanlığı” var idi.  Dahası, bu sultanlığın hüküm sürdüğü topraklar önceleri Galatya diye bilinen ülke idi.  Selçuklular, hükümranlıklarının sonuna doğru Osmanlı aşiretine onların hükümranlığını onaylayan bir bayrak hediye ettiler.  Ancak, bu bayrak bir kaynağa göre beyaz bir bayrak idi.  Osmanlıların üç hilalli yeşil bayrağı da Selçuklulardan ödünç almış olmaları muhtemeldir. Ve tabii, Selçuklular da bu bayrağın özgün dizaynını Galatlardan almış olabilirler. Neticede, Selçuklular Galatya denilen ülkede gayri-Türk büyük bir nüfusu yöneten askeri bir elit tabakaydılar.  Hatta hatta, Selçuklular ordularına önemli miktarda Frenk-Galya süvarisini ücretli asker olarak Avrupa’dan ithal ettikleri gibi, çoğunluk gayrı-Müslim vatandaşları da memleketin ordusunda hizmet vermekte ve pek çoğu da Selçuklu aristokrasisine evlilik yolluyla katılmaktaydı.
Bu sayfaya sizi yine beklerim.  Bu konuda yazacak daha çok şey var…